Avrasya Araştırma Enstitüsünde “Orta Asya’nın Geleceğine Dair Vizyonlar: 2030 ve Ötesi” Konulu Çalıştay Düzenlendi

 

“Orta Asya’nın Geleceğine Dair Vizyonlar: 2030 ve ötesi’’ adlı çalıştayda ana hatlarıyla bölgedeki ekonomik, enerji, sosyal ve siyasi gelişmeler ele alınmış olup çeşitli konularda görüşler bildirilmiştir. Bunlar arasında Özbekistan ve Türkmenistan arasında gaz ulaşım altyapısının Avrupa Birliği’nin (AB) Orta Asya stratejisine etkisi, şehirlerin sürdürülebilir kalkınmasının önemli faktörleri ve Orta Asya’da enerji güvenliğinin değerlendirilmesi gibi konular gösterilebilir. Çalıştayın amacı Orta Asya bölgesinde yaşanan güncel olayların incelenmesi ile geleceğe dair muhtemel vizyonların, alanında uzman kişiler tarafından tartışılmasına bir platform oluşturmaktır.  

Çalıştayın açılış konuşmalarını Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Vakur Sümer yapmıştır. Sümer, konuşmasına, Asya ve Avrupa’daki farklı ülkelerden gelen katılımcılara teşekkür ederek başladı. Enstitü’nün Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi’ne bağlı olduğunu ve üniversitenin misyon ve vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Enstitü’nün faaliyetleri arasında akademik çalışmalara öncelik verildiğini, bu kapsamda çeşitli akademik çalışmaların yayınlandığını belirtmenin yanı sıra seminer, çalıştay ve konferans gibi etkinliklerinde düzenlendiğini dile getirdi. Düzenlenen çalıştayda “Orta Asya’nın Geleceğine Dair Vizyonlar: 2030 ve ötesi’’ konusunda kabul edilen bildirilerin biraraya getirilerek bir kitap halinde yayınlanacağını açıkladı. 

Singapur Ulusal Üniversitesi Enerji Araştırmaları Enstitüsü’den Dr. Dina Azhgaliyeva “Orta Asya’da Enerji Güvenliği: Avrupa Enerji Stratejisine Jeopolitik Etkileri” başlıklı bildirisinde enerji güvenliği kavramının ülkeden ülkeye değişebileceğini ve bu bağlamda arz ile talep dengesinin iyi ayarlanması gerektiğini belirtti. Orta Asya ülkelerinin enerji ihracatında en büyük ortaklarının Çin ve AB olduğunu ifade etti. Çin ile enerji alanında ilişkilerin bölgeye sınır komşusu olması nedeniyle düzenli ve sorunsuz gittiğini, AB’nin ise coğrafi uzaklığını belli sorunlara yol açabildiğini dile getirdi. Azhgaliyeva bu noktada sadece Çin’e bağımlı kalınmasının enerji güvenliği açısından bölge ülkeleri adına gelecekte risk oluşturabileceğini ve bu yüzden ihracat profilini genişletmesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda transit ülkelerin politik istikrarının önemli olduğunu dile getirerek Orta Asya ile AB arasında yer alan ülkelerin politik istikrar endeksleri hakkında bilgiler sundu. AB’nin enerji stratejilerinde risk faktörlerinin hesaplanmasında transit ülkelerdeki politik istikrarında ele alınması gerektiğini böylece risk faktörlerinin daha gerçekçi olarak görülebileceğinin altını çizerek konuşmasını bitirdi.

Taşkent şehrinde bulunan Dünya Ekonomisi ve Diplomasisi Üniversitesi’nden doktora öğrencisi Madina Abdullaeva “Şehirlerin Sürdürülebilir Kalkınmasının Özbekistan’ın Sosyo-Politik İstikrarı İçin Önemi” konulu bildirisinde, ana hatlarıyla Özbekistan’ın artan nüfusu ile sanayi bölgelerinin büyük şehirlerde yoğunlaşmasının şehirleşme planları açısından belirli zorluklara sebebiyet verdiğini ifade etti. Abdullaeva, gelişmiş ve gelişmekte olan bazı ülkelerin kentleşme modellerini karşılaştırmalı analizi üzerine bilgiler vermenin yanı sıra bu modellerin Özbekistan’da uygulanabilirliği hakkında görüşlerini paylaştı. Özbekistan’ın şehircilik yapısındaki en önemli sorunlardan birisinin genelde büyük şehirlerin kalkındırılması ve orta ve küçük ölçekteki şehirlerin gelişimine ise yeterince ilgi gösterilmemesi nedeniyle düzenli olarak gelişememesi olduğunu iletti. Birleşmiş Milletler’in kaynaklarına göre Özbekistan’da kentleşme oranının sadece %40 seviyesinde kalmasının bu anlayışın bir sonucu olduğunu belirtti. Orta ve küçük şehirlerdeki yetersiz iş imkanları nedeniyle büyük şehirlere göçün kentselleşme projelerine ek sorunlar oluşturabildiğini dile getirdi. Bu sorunun çözülmesi konusunda Özbek hükümetinin sanayi bölgelerinin kalkındırılmasına yönelik gösterdiği ilgi ve desteğin orta ve küçük şehirlere adil ölçülerde gösterilmesi gerektiği yönünde görüşlerini bildirdi.

Floransa şehrindeki Avrupa Üniversitesi’nden Janis Balodis “Özbekistan ve Türkmenistan arasında gaz ulaşım altyapısının Avrupa Birliği’nin Orta Asya stratejisine etkisi” konulu bildirisinde ana hatlarıyla AB’nin Orta Asya stratejisinin tarihsel süreci ile geçirdiği değişmeler hakkında çeşitli bilgiler sundu. AB ile Orta Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerde enerji alanının en önemli konulardan birisi olduğunu belirtti. Özbekistan ve Türkmenistan arasında gaz sahalarının araştırılması ve  ulaşım altyapısının geliştirilmesinin özellikle Sarygamysh gölü çevresinde yoğunlaştırılmasının önemli olduğu yönünde görüşlerini bildirdi. Bu bağlamda yeni keşfedilecek olan gaz sahalarının bölgenin enerji politikaları açısından stratejik önemini artırabileceğini dile getirdi. 

Avrasya Araştırma Enstitüsü Uzman Araştırmacılarından Dauren Aben “Orta Asya’nın Geleceği: Çevresel Sorunlar” konulu bildirisinde genel olarak Orta Asya bölgesinin karşılaşmakta olduğu çevresel sorunlar hakkında bilgiler sundu. Çevresel sorunların çözülmesinde yapılacak olan işbirliklerinin bölge ülkeleri arasındaki entegrasyona katkıları konusuna değindi. Orta Asya’da ülkeler arası entegrasyon konusunda öncelikle bölge içi işbirliğinde ideal ortamın tasvirinin yapılması gerektiğini ve bu koşullara ulaşılmasının önündeki engellerin belirlenmesinin gerektiğini bildirdi. Ekolojik sorunlar konusunda bölge içi işbirliğinde 1990’ların başında Aral Denizi’nin kuruması konusunda Kazakistan ve Özbekistan arasında belli anlaşmalara imza atılmasına rağmen pratikte fazla ortak hareket edilmediğini vurguladı. Bu konuda Kazakistan ile Özbekistan’ın birbirinden ayrı çabaladığını ifade etti. Günümüzde bölge ülkelerine ek olarak AB ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumların da çevresel sorunların çözülmesine yardımcı olduğunu lakin bu girişimlerinde sadece belli sorunlara odaklanmasının Orta Asya’daki çevresel sorunlara genel bir çözüm önerisi getiremediğini sözlerine ekledi.

Çalıştay, katılımcıların Orta Asya’nın geleceğini ilgilendiren ekonomik, enerji, sosyal ve siyasi gelişmeler üzerindeki görüş alışverişinin ardından sona ermiştir.