Avrasya Araştırma Enstitüsünde ‘’Avrasya'da Türkiye'nin Rolü” konulu seminer

Ahmet Yesevi Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsünde, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi "İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi" Tarih Bölümünden Prof. Dr. Salih Yılmaz "Avrasya'da Türkiye'nin Rolü” konulu seminer verdi.

Prof. Dr. Salih Yılmaz Avrasya'da Türkiye'nin rolü isimli seminerinde ana hatlarıyla Avrasya Ekonomik Birliğinin geleceği, Avrasya bölgesindeki jeo-politik sorunlar ile Türkiye’nin Avrasya medeniyetinin güçlenmesindeki rolü konuları hakkında bilgiler sundu. Bunların arasında Avrasya bölgesinin jeopolitik yapısı, küresel ve bölgesel aktörlerin ikili ilişkileri ile işbirliklerine değinerek Türkiye’nin Avrasya perspektifi üzerine görüşlerini belirtti. Rusya’nın itici güç olduğu Avrasya Ekonomik Birliğinde Rusya’da yaşanan ekonomik duraksamanın birliğin gelişme sürecine engel olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Avrasya politikasının yeni olmadığını ve Avrasya tanımının Rusya’dan daha değişik olduğunu ifade etti. Rusyanın Avrasya tanımının sadece eski Sovyetler Birliği ülkelerini içerdiğini lakin Türkiye’nin ise Avrasya tanımında Balkanlar, Orta Doğu ve Orta Asya’yı içine alan ve tüm tarihine sahip çıkan bir coğrafyayı kapsadığını belirtti. Seminerinin devamında Avrasya medeniyeti algısının geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek Türkiye’nin bu medeniyetin temel taşlarından birisi olduğunu ve bölgede soğuk çatışma olarak tabir edilebilecek Karabağ, Donbas, Kuzey Osetya’daki sorunların çözümünde Türkiye’nin etkili rol oynayabileceği yönünde görüşlerini bildirdi.

Geçmişte Rusya ve Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkasya bölgelerindeki çekişmesinin her iki ülkeye de bir fayda sağlamadığının altını çizdi. Bu durumun 2000’li yıllar da Rusya’da Vladimir Putin’in Türkiye’de ise Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidar başına gelmesi ile birlikte değişen politikalar sayesinde her iki ülkeninde belirli kazanımlar elde ettiği bir döneme girildiğini sözlerine ekledi. Bölge jeo-politiği konusunda AB ve ABD’nin Rusya’yı çevreleme politikası izlediğini ve bu süreçte belirli ülkeleri kalkan ülkeler olarak seçildiğini belirtti. Buna ek olarak Rusya’nın Baltık ülkeleri üzerindeki etkisinin azalmasına fazla ses çıkarmadığını lakin söz konusu Ukrayna ve Gürcistan olunca sert bir tepki gösterdiğini ifade etti.

Bu çevreleme politikasının bozulmasında Türkiye’nin önemli bir rol oynayabileceğini ifade ederek Türkiye’nin hem ekonomik anlamda hemde enerji hatları konusunda Avrupa’ya açılan yeni bir köprü olabileceğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Salih Yılmaz Rusya’nın Avrasya Medeniyetinin içine İran’ı da dahil etme fikirlerinin olduğunu ifade etmekle beraber bu tür hamlelerin İran’ın Şii mezhebine dahil olmasının bu medeniyete entegre olmasında zorluklar çıkarabileceğini ve Avrasya medeniyetinin uyumu açısından da tehlikeli olabileceğini belirtti. Seminerinin sonunda ortak bir medeniyet algısının geliştirilmesinin önemine tekrar vurgulamakla beraber Türkiye’nin bu medeniyetin güçlendirilmesindeki rolünün yeni Osmanlıcılık yerine Türkiye’nin Avrasya politikası olarak değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Seminerin sonunda katılımcılar, Türkiye’nin Avrasya’daki rolüne ilişkin değerlendirmeler yaparak bu konuda fikir alışverişinde bulundular.