Siyaset Bilimci Zamir Karajanov “Dünya Ekonomik Gelişim ile Durgunluğun Orta Asya Ülkelerine Etkileri: Olumlu ve Olumsuz Yönler” Konulu Seminer verdi.

 

Ahmet Yesevi Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü Siyaset Bilimci Zamir Karajanov “Dünya Ekonomik Gelişim ile Durgunluğun Orta Asya Ülkelerine Etkileri: Olumlu ve Olumsuz Yönler” Konulu Seminer verdi.

Zamir Karajanov seminerinde ana hatlarıyla dünya ekonomik düzenindeki değişimler ile gelişmeler, ABD ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler, popülizm ve ekonomik güvenlik konuları hakkında bilgiler sundu. Nouriel Roubini’nin Dünya’yı 4 motorlu uçağa benzetme örneğine değinerek bu 4 motorun Çin, ABD, AB ve gelişmekte olan ülkeler olduğunu belirterek bu dört grup arasındaki ilişkilerin ve kendi iç dinamiklerinin dünya ekonomisini etkilediğini dile getirdi. Günümüzde küresel ticaretteki büyümenin ekonomik büyümenin gerisinde kaldığını ve yatırım çekmede rekabetin gittikçe artmaya başladığı ifade ederken burada yatırımlara kolaylık sağlayan ülkelerin kazançlı çıkacağının altını çizdi.

Seminerinin devamında son zamanlarda popülist liderlerin bazı demokratik ülkelerde hükümet başına gelmesi ve aldıkları bir takım keskin kararlar ile önceki hükümetlerin politikalarını değiştirmelerinin uluslararası arenada politik belirsizliği artırdığını ve bunun da ekonomiye negatif yönde yansıyabileceğini dile getirdi. Buna örnek olarak ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump’ın Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) anlaşmasını iptal etmesini gösterdi. Bu konuda ayrıca devlet kurumları güçlü olan ülkelerin bazı popülist adımları kısıtlayabildiğini ve potansiyel negatif etkileri hafifletebildiğini ifade etti.

ABD Başkanı Trump’ın hayata geçirmeyi vaat ettiği bazı ekonomi politikalarının döviz savaşlarını tetikleyebileceği ve bundan birçok ülke ile Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu gibi birçok uluslararası kuruluşun da negatif yönde etkilenebileceğini sözlerine ekledi. Ekonomik gelişimler konusunda Başkan Trump döneminde ABD-Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin bozulmaya başlaması durumunda Çin’in kendine alternatif pazarlar arayışında Orta Asya’ya daha fazla ilgi göstererek bölgeye yaptığı yatırımlarda belirli bir artışın yaşanabileceğini ifade etti. Buna ek olarak yatırımların yanında Çinli firmaların, ürünlerinin ve işçilerinin de bölgeye akın etmesi durumuna bölge ülkelerinin ne kadar hazırlıklı olduğu konusunun tartışılması gerektiğini belirtti. Türk şirketlerinin Kazakistan’ı anlayış ve kültürel açıdan yakın görmesinin yatırımların artmasında pozitif bir etkisinin olabileceği yorumunda bulundu. ABD’nin yatırımlar bağlamında özellikle enerji alanındaki yatırımları ile Kazakistan’ın önemli bir ortağı olduğunu belirtti.

Batı tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırımların Rusya’yı Batı’nın beklediği kadar etkilemediğini lakin Belarus gibi ülkelerle ticari ilişkilerini etkilemesi sebebiyle ikili ilişkilerin gerildiğini dile getirdi. Yaptırımların bir günde uygulanmaya başladığını lakin kaldırılmasının yıllar alabileceğini ifade ederek uzun dönemde Rusya’nın yaptırımlardan etkilenebileceğini belirtti. Ticari ilişkilerde bölgeselciliğin artacağını ve ülkelerin kendisine coğrafi açıdan yakın ülkelerle daha fazla ticari ilişkilerini geliştireceği yönünde görüşlerini belirtti. Bu noktada Orta Asya’da ülkelerin bölgesel iç ticaretinin zayıf olduğunu belirterek bu durumun değişmesi için gerekli kaynakların ve işgücünün mevcut olduğunu belirterek bu imkânların doğru kullanımında bölge içi ticaretin artabileceğini sözlerine ekledi.

Seminerin sonunda katılımcılar bölgeselcilik ve ekonomik gelişmeler konularında görüş alışverişinde bulundular.