Ahmet Yesevi Üniversitesinde II. Gazetecilik Formu yapıldı

Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde ‘Gazetecilik Alanında Eğitim Programları Modelleri: Mesleki Standartların EntegrasyonuII. Gazetecilik Formu’gerçekleştirildi. 

Ahmet Yesevi Üniversitesi ile Kazakistan Milli Eğitim Bakanlığının ortaklaşa tertip ettiği etkinlik Türkistan Yerleşkesi Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Gazetecilik üzerine eğitim programlarının geliştirilmesi, medya eğitimi alanında uzmanların pratik yeterliliği, öğrencilerin yeni düşünce yönelimi, gazetecilik kürsüsüi, öğretmenlerinin mesleki gelişimlerinin teşvik edilmesi ve güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen Foruma; Türkiye Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan başta olmak üzere diğer Türk akraba toplulukları ile çeşitli ülkelerden gazeteciler ve bilim adamları katıldı.

Açılış töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Bolatbek Abdrasilov, Ahmet Yesevi Üniversitesinde böyle bir etkinliğin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Katılımcı bilim adamları akademisyenler, gazeteciler ve öğrencilere hoş geldin dileklerinde bulunan Rektör Abdrasilov, Türkistan Şehri’nin eyalet başkenti olması ile birlikte büyük değişimler yaşandığını, dünyanın dört bir yanından insanlar gelerek çeşitli bilimsel kültürel ve sanatsal etkinliklere katılım sağladığını söyledi. Medyanın öneminden bahseden Rektör Abrasilov, gazeteciliğin 21. Yüzyılın en önemli mesleklerinden olduğunu, bu vesile ile böyle bir organizasyon düzenleyerek  dünyadaki medya gelişmelerini Türkistan’da uygulamak için çalıştıklarını açıkladı.

Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar ise konuşmasında,  uluslararası gazetecilik mesleğinin geçen yüzyıllarda sadece birkaç batılı haber ajanslarının tekelinde olduğunu, sadece onların sunduklarıyla yetinmek zorunda kaldıklarını belirterek, genellikle bu batılı ajansların verdikleri bilgilerle yetinildiğini ve bu durumun bazı büyük algı yönetimi istismarlarına yol açtığını açıkladı. Özellikle İslamafobi ve Türkofobi haber üretimi ve sunumu ile uluslar arası kamuoyunun hem yanıltıldığını hem de yönlendirildiğini söyleyen Rektör Vekili Tomar, dünyanın çeşitli bölgelerinde insanlar İslam’ı ve Türkleri bu batılı ajansların kameralarının açısı kadar bildiklerini söyledi. Ancak internet ve iletişim vasıtalarının gelişimi ile birlikte Twitter, Facebook gibi sosyal medya araçlarının küresel yaygın tekellerin kırıldığına vurgu yapan Rektör Vekili Tomar, bugün Türkistan’da olan ufak bir hadisenin bir Twitter paylaşımı ile tüm dünyaya servis edilebildiğini böylece kendi değerlerimizi, kültürümüzü ve yaklaşımlarımızı dünyaya rahat bir şekilde ulaştırabildiklerini dile getirdi.  Prof. Dr. Tomar, bu imkân ve fırsatların çeşitli sorumlulukları da beraberinde getirdiğini hatırlattı.

Ayrıca,  gençlere eğitim veren müesseselere de önemli mesuliyet yüklendiğine dikkat çeken Tomar, internet iletişimi ve sosyal medya araçlarının ülkelerimizi ve kültürlerimizi tanıtmada daha organize olunması gerektiğini, bu tür forumlarla birlikte tekeli kırılan ön yargılı ajanslar arasında nasıl yer alınabileceği konusunun  oldukça önemli olduğunu vurguladı. 

Rektör Vekili Tomar konuşmasını; “özellikle yabancı dillerde kendimizi tanıtmamız haber yapmamız ve yabacı dillerde kendimizi propaganda etmemiz gerekiyor.  Ümit ediyoruz ki çok dil bilen yeni nesil gençler sosyal medya araçlarını kullanarak bunlar aşılacaktır” dedi. Tomar konuşmasının sonunda, üniversite olarak bu alanda gerekli çalışmaları yapacaklarını belirterek  bin yıl öncesinde Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin yaydığı manevi ışık gibi bu formun da Türkistan’dan Anadolu’ya balkanlara Afrika’ya ve tüm dünyaya ışık saçmasını temenni ederek”  tamamladı. 

Açılış konuşmalarının ardından Türk Dünyasından ve dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen akademisyenler ve gazeteciler genel oturumda bildirilerini sundular. 

24-25 kasım tarihleri arasında düzenlenen  “Gazetecilik Alanında Eğitim Programları Modelleri: Mesleki Standartların Entegrasyonu II. Gazetecilik Formu”  genel değerlendirme ve sonuç bildirgesi oturumu ile sona erdi. Forum katılımcıları Hoca Ahmet Yesevi ve Arslan Baba türbeleri ile Türkistan’ın tarihi mekanlarını ziyaret ederek Türkistan’dan ayrıldılar.