Ahmet Yesevi Üniversitesinde 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni Düzenlendi

 

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 81. sene-yi devriyesinde Ahmet Yesevi Üniversitesi Kültür Merkezinde yapılan törenle anıldı. 

10 Kasım 2019 Pazar günü, Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız ve Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büstüne çelenk konulması ile başlayan tören,  saat 9’u 5 geçe saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti.  

Törenin açılış konuşmalarında Mütevelli Heyet Başkanı Yıldız, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 81. sene-yi devriyesinde rahmet ve minnetle andığını dile getirerek, “Bu törenin, Türk dünyasının birlik ve beraberlik sembolü, Hoca Ahmet Yesevi’nin adını taşıyan ilim ve irfan ocağında düzenlenmesi bizim için ayrı bir anlam taşıyor” dedi.

Musa Yıldız Konuşmasında İbn-i Haldun’un “İnsanlar doğarlar, büyürler ve vefat ederler. Devletler de aynıdır. Kurulurlar, gelişirler ve sonra yıkılıp tarih sahnesinde yerlerini alırlar.” sözüne atıfta bulunarak, “Ecdadımız da Sakalardan bugüne kadar tarihte çok sayıda devlet kurdular. Bu devletlerden birisi de aleme 623 yıl nizam veren Osmanlı Devletidir. Osmanlının son dönemlerinde genç bir subay olan Mustafa Kemal birçok cephede başarı göstererek öne çıkmış, Kurtuluş Savaşıyla birlikte dağılmak üzere olan Türk Milletini yeniden bir bayrak altında toplamış, Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur” dedi.

Konuşmasının bir bölümünde Atatürk’ün vizyon sahibi bir lider olduğuna vurgu yapan Mütevelli Heyet Başkanı Yıldız, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Düşün bir kere, Osmanlı İmparatorluğu ne oldu? Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ne oldu? Dünyayı ürküten Almanya’dan bugün ne kaldı: Demek hiçbir şey sürekli değildir. Bugün ölümsüz gibi görünen nice güçlerden, ileride belki pek az şey kalacaktır. Devletler ve Milletler, bu idrakin içinde olmalıdırlar. Bugün Sovyet Rusya, dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir. Bugün elinde tuttuğu milletler, avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşır. O zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim, bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, öz kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir, hazırlanmak lâzımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevî köprülerini sağlam tutarak!

 

Dil, bir köprüdür;

 

İnanç, bir köprüdür;

 

Tarih, bir köprüdür.

 

Bugün biz bu kitlelerden dil bakımından, gelenek, görenek, tarih bakımından ayrılmış, çok uzağa düşmüşüz. Bizim bulunduğumuz yer mi doğru, onlarınki mi? Bunun hesabını yapmakta fayda yoktur. Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli… Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Tarih bağı kurmamız lazım, folklor bağı kurmamız lâzım… Bunları kim yapacak? Elbette biz! Nasıl yapacağız? İşte görüyorsunuz, dil encümenleri, tarih encümenleri kuruluyor… Dilimizi, onun diline yaklaştırmaya ve böylece birbirimizi daha kolay anlar hale gelmeye çalışıyoruz… Tarihimizi ona yaklaştırmaya çalışıyoruz, ortak bir mazi yaratmak peşindeyiz. Bunlar açıktan yapılmaz, adı konarak yapılmaz, bunlar devletlerin ve milletlerin derin düşünceleridir. ” sözlerine işaret ederek, Atatürk’ün öngörüsündeki olayların bir bir gerçekleştiğini dile getirdi. 

Gençlere, Mustafa Kemal Atatürk’ü sadece anılmakla yetinilmemesi gerektiğini vurgulayan Mütevelli Heyet Başkanı Yıldız, “Onu anlamalı, onun felsefesini hayatımıza tatbik etmeliyiz.” dedi. 

Rektör Vekili Tomar ise konuşmalarında 1071’den bu yana Anadolu’yu bize yurt yapmak için canını feda eden tüm şehitleri rahmetle yâd ettiğini belirterek, “Bugün Türkistan’da Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in vefatının yıl dönümü münasebeti ile toplanmış bulunmaktayız. İstiklal mücadelesinin başkahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve 1071’den bu güne Anadolu’yu bize yurt yapan tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.” dedi. 

Selçuklu Sultan’ı Alparslan ile başlayan Anadolu’daki varlık sürecimizde tehlikenin henüz bitmediğine dikkat çeken Rektör Vekili Tomar, “Türkleri Anadolu’dan atma çalışmaları önceden olduğu gibi hala devam etmektedir. Bizleri Anadolu’dan atmak isteyen işgalci güçlere karşı 20. yüzyılın başında büyük bir istiklal mücadelesi verdik. Yakın zamanda Suriye ve Irak’a yapmış olduğumuz Barışpınarı harekâtı bunun bir örneğidir.  Bizler ancak birlik ve beraberlik ruhu ile çok çalışarak Anadolu’daki varlığımızı sürdürebiliriz.” diye konuştu. 

Açılış konuşmalarının ardından Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Ahmet Nedim Kilci günün anlam ve önemine binaen bir konuşma yaptı. Kilci konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı ve tarihe not düşen sözleri hakkında bir sunum gerçekleştirdi.