Ahmet Yesevi Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi İş Birliğiyle “III. Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Sempozyumu” Düzenlendi12 Kasım 2020

Üniversitemiz ile Gazi Üniversitesinin iş birliğiyle “III. Uluslararası Hoca Ahmed Yesevi Sempozyumu” açılış programı çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının moderatörlüğünü yapan Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar, sempozyumun geçen nisan ayında Türkistan’da yapılmasının planlandığını ancak küresel salgın nedeniyle bunun gerçekleşmediğini buna rağmen Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız’ın desteğiyle çevrim içi olsa da yıl bitmeden sempozyumu gerçekleştirme kararı aldıklarını söyledi.

Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Muhittin Şimşek sözlerine sempozyumun düzenlenmesinde emeği olan Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız’a teşekkür ederek başladı.

Türkler arasında İslamiyet’in yayılmasında önemli rol oynayan Hoca Ahmet Yesevi’nin sayısız öğrenci yetiştiren, tarihte bilinen ilk büyük Türk mutasavvıfı olduğuna değinen Prof. Dr. Şimşek, “Hoca Ahmet Yesevi, esas itibariyle talebelerine; ahlaklı, meslek sahibi, hakkaniyetli, mütevazı olmayı, daha önemlisi gittikleri yerde birliği ve dirliği telkin etmeyi öğütlemiştir. Kendisi Arapça ve Farsçayı çok iyi konuşmasına rağmen Divan-Hikmet’i Türkçe olarak yazdı. Türkçe bu eser Türkler arasında İslamiyet’in yayılmasında önemli rol oynamıştır.” diyerek sempozyumu hazırlamada emeği geçenlere teşekkür etti.

Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız, Hoca Ahmet Yesevi’nin Türk dünyasında birlik ve beraberlik sembolü olduğuna işaret ederek “Divan-ı Hikmet’i Türkçe yazan Hoca Ahmet Yesevi’nin ‘Dinin dili Arapça, devletin dili Farsça iken sen nasıl Türkçe hikmet söylersin?’ şeklinde eleştiri almasına rağmen kendisi, anadilimiz Türkçe ile yoluna devam etti ve Türkistan’da İslamiyet’in yayılmasına büyük katkı sağladı” ifadelerini kullandı.

Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bolatbek Abdirasilov da sempozyumda emeği geçenlere teşekkür ederek, küresel salgına rağmen sempozyumun gerçekleşmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.

11-12 Kasım tarihleri arasında düzenlenen sempozyumda, oturumlar hem Türkçe hem de Kazakça olarak yapıldı. Sempozyumdaki sekiz oturumda 32 katılımcı bildirilerini çevrim içi olarak sundular.