Üniversitemizde “Sovyet Döneminde Kazak-Türk Bilimsel İlişkileri Alkey Margulan, Orhan Şaik Gökyay, Emel Esin, Tuncer Baykara” Paneli Düzenlendi22 Nisan 2021

16 Nisan 2021 tarihinde Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, L.N. Gumilev Avrasya Milli Üniversitesi ile Ahmet Yesevi Üniversitesi Türkoloji Araştırma Enstitüsü iş birliğinde “Sovyet Döneminde Kazak-Türk Bilimsel İlişkileri: Alkey Margulan, Orhan Şaik Gökyay, Emel Esin, Tuncer Baykara” başlıklı e-Panel düzenlendi.

16 Nisan 2021 tarihinde gerçekleşen “Sovyet Döneminde Kazak-Türk Bilimsel İlişkileri: Alkey Margulan, Orhan Şak Gökyay, Emel Esin, Tuncer Baykara” başlıklı panele Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi AVRASKA Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdulvahap Kara, L.N. Gumilev Avrasya Milli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tursun Jurtbay, Avrasya Milli Üniversitesi “Otrar Kütüphanesi” Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Danagül Mahat, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Nusret Gedik ve Alkey Margulan’nın kızı Dr. Danel Alkeyeva katıldı.

Panelin moderatörlüğünü Ahmet Yesevi Üniversitesi Türk Filolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bülent Bayram gerçekleştirdi. Kazakistan ve Türkiye’den panele katılan önemli bilim insanları genelde Sovyet dönemindeki Kazak-Türk bilimsel ilişkilerini ele alarak özelde Alkey Margulan, Orhan Şak Gökyay, Emel Esin ve Tuncer Baykara’nın Türk Dünyası için yaptığı büyük katkılarından bahsetti.

Açılış konuşmasını yapan Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar, Üniversitenin temel amacının Türk Dünyası’nda eğitim ve bilimin gelişmesine katkıda bulunmak olduğunu vurgulayarak Üniversite misyonu çerçevesinde bu tür bilimsel etkinliklerin düzenlenmesi ve Türk Dünyası aydınlarının tanıtılmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Bu bağlamda Sovyet dönemindeki Kazak-Türk bilimsel ilişkilerinin örneği olan Alkey Margulan, Orhan Şaik Gökyay, Emel Esin, Tuncer Baykara gibi bilim adamlarının arasındaki ilişkilerin incelenmesi gereken meselelerin biri olduğunu dile getirdi.

Panelin ilk tebliğini yapan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi AVRASKA Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdulvahap Kara, ana hatlarıyla, Sovyetler Birliği’ni yıkan gücün silah değil, milli ruh olduğuna değinerek o dönemdeki tüm yasak ve kontrollere rağmen, Alkey Margulan gibi Kazak aydınlarının dönemin Türk aydınlarıyla mektuplaşarak ilişkilerini sürdürdüğünü ifade etti. Türk halkları aydınlarının birbirine desteğinin ve yakın ilişkilerinin her zaman devam ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Abdulvahap Kara, Sovyet döneminde de Kazak-Türk bilimsel ilişkilerinin Türk Dünyası’ndaki kardeşlik ilişkilerin bir örneği olduğunu ifade etti. Alkey Margulan’ın Sovyetler döneminde hiç korkmadan ve hayatını tehlikeye atarak Türk bilim adamlarıyla ilişki kurduğunu anlatan Prof. Dr. Abdulvahap Kara, Alkey Margulan’ın eserlerinin sadece Kazak toplumu için değil, tüm Türk halkı için de ortak bir hazine olduğunu kaydetti.

Panelin ikinci tebliğini yapan L.N. Gumilev Avrasya Milli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tursun Jurtbay, COVID-19’dan dolayı çok sıkıntılar içinde bulunduğumuz dönemde başta Türkiye ve Kazakistan olmak üzere tüm Türk Dünyası’nın yoğun iş birliği içinde olduğunu belirterek böyle bir işbirliği ortamında manevi değerlerimizi ve kültürel şahsiyetlerimizi iyi tanımamız gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda Sovyet dönemindeki Kazak-Türk bilimsel ilişkilerinin araştırılmasının oldukça önemli olduğunun altını çizdi.

Panelin üçüncü konuşmacısı Avrasya Milli Üniversitesi “Otrar Kütüphanesi” Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Danagül Mahat, öncelikle Türk Dünyası’nın ortak değerleri olan Alkey Margulan, Orhan Şaik Gökyay, Emel Esin ve Tuncer Baykara gibi aydınların tanıtılmasını destekleyen Ahmet Yesevi Üniversitesine şükranlarını sunarak tüm katılımcılara teşekkürlerini iletti. 20. yüzyılda mektubun insanların hayatında sadece bir iletişim aracı değil, bir kültür modeli olduğuna değinen Prof. Dr. Danagül Mahat, mektupların dönemin tarihsel süreçleri hakkında önemli bilgiler verebileceğini ve sosyal ve kültürel çevrede önemli rol oynadığını belirtti. Kazakistan ve Türkiye arşivlerinden Alkey Margulan’ın birçok önemli mektuplarının bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Danagül Mahat, onun Türk Dünyası bilim adamları ile yazışmalarının öneminin çok yüksek olduğunu ve bunun daha çok araştırılması gerektiğini ifade etti.

Dördüncü olarak sunumunu video kayıtlarıyla paylaşan tarihçi, yazar Tuncer Baykara; döneminde Kazak kültürü, tarihi, edebiyatı ve arkeolojisi hakkındaki bilimsel çalışmaların gelişimine önemli katkı sağlayan ansiklopedist Alkey Margulan ile nasıl ilişki kurduğu ve mektuplar yazıştığı hakkında hatıralarını anlattı.

Panelin beşinci sunumunu yapan Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Nusret Gedik, ana hatırlaya Türk Dünyası aydınlarının kardeşlik ve bilimsel ilişkileri devam ettirme hakkında derin bir anlayışa sahip olduğunu belirtti. Bu bağlamda Orhan Şaik Gökyay’ın biyografisi hakkında biraz bilgi vererek hayatını anlattı. Orhan Şaik Gökyay’ın edebiyat alanında şairliğinden ziyade, eleştirmenliği ve araştırmacılığı ile öne çıkan bir yazar olduğunu söyleyen Dr. Nusret Gedik, şairin Türk Dünyası’ndaki aydınlarla temaslarının temelini oluşturan mektuplarından örnekler sundu.

Panelin altıncı sunumunu Alkey Margulan yaptı. Babası hakkında güzel hatıralarını aktaran Dr. Danel Alkeyeva, babasının hayatı boyunca bilimsel çalışmalarla ilgilendiğini ifade etti. Alkey Margulan’nın Türk Dünyası’ndaki bilim adamlarıyla bildiklerini paylaşan, elinden gelen türlü yardımı yapmaya çalışan, kendisine sorulan soruları cevaplandırmak için uzun mektuplar yazmaktan geri durmayan ve hocalık hayatında binlerce öğrenci yetiştiren bir bilim adamı olduğundan bahseden Dr. Danel Alkeyeva, Alkey Margulan’nın bilimsel çalışmalarının Türkçe başta olmak üzere diğer Türk dillerine kazandırılmasının önemli olduğunun altını çizdi.

Panelin sonunda katılımcılar konuyla ilgili görüş alışverişinde bulundular. Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Vakur Sümer yaptığı kapanış konuşmasında, söz konusu panelde güzel bir konunun ele alındığını ifade ederek tüm katılımcılara ve panele emek verenlere teşekkürlerini iletti.