Ahmet Yesevi Üniversitesinde "Bir Kıpçak Türk Devleti: Memlükler ve Dünya Tarihindeki Yeri" Konferansı Düzenlendi04 Haz 2021

Ahmet Yesevi Üniversitesi Türkoloji Araştırma Enstitüsü ve İdil-Ural Araştırmaları dergisinin birlikte düzenlediği konferanslar kapsamında, Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar’ın "Bir Kıpçak Türk Devleti: Memlükler ve Dünya Tarihindeki Yeri" başlıklı konuşması 4 Haziran 2021 tarihinde video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi.

Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Bayram’ın yönlendiriciliğinde gerçekleştirilen konferansın açış konuşmasında 2020-2021 akademik yılı boyunca her perşembe, alanında uzman bilim insanlarının konuk edildiği konferanslardan duyulan memnuniyet dile getirildi.

Prof. Dr. Tomar takdimine “Memlük adı”nın Batılı tarihçiler tarafından kullanıldığının oysa devletin 13. yüzyıldan itibaren “Ed-Devletü’t Türkiyye” adıyla bilindiğinin, devletin tarihte “Memlük Devleti” yerine “Türk Devleti” olarak geçtiğinin izahıyla başladı. Memlük Devleti üzerine yapılan araştırmalara özellikle Avrupalı bilim insanlarının daha çok ilgi gösterdiğini vurgulayan Tomar, konuya ışık tutacak tüm kaynakların Arapça olmasının alanın incelenmesini kısıtlı hâle getirdiğini aktardı.

Konferansta Memlük Devleti’nin 13-14.yüzyıllarda en önemli ve güçlü dönemini yaşadığına, bu dönemde tarihe çok önemli izler bıraktığına dikkat çekildi. Memlüklerin, Osmanlı hâkimiyeti öncesinde İslam dünyasını “Haçlı, Moğol ve Avrupa” tehdidinden kurtaran devletlerden biri olduğu ve hanedana dayanmayan bir devlet sistemini benimsediği Sayın Tomar tarafından ifade edildi.

Konferansta “Memlük sistemi”ne de değinen Prof. Dr. Tomar, bu sistemin 15. yüzyıla kadar çok başarılı bir şekilde sürdürüldüğünü ve böylece gayrimüslim çocuklara kölelikten sultanlığa giden bir süreç başlatıldığını ifade etti. Memlük sitemine dâhil edilen çocukların 2 yıl dinî, 6-8 yıl da askerî eğitim aldıktan sonra 17-18 yaşlarında Kahire’de yapılan bir törenle asker sınıfına dâhil edildiklerine böylelikle de emir olma yoluna adım attırıldıklarına değinen Tomar, bu yoldaki 24 emirden birinin tahta geçmesiyle sürecin neticelendiğini aktardı.

Sayın Tomar konuşmasını: “Her Memlük sultanı aslında kendisine bir hanedan kurmak istiyor ama sistem buna izin vermiyor. Memlüklere bu bölgenin ataları diyebiliriz.” sözleriyle tamamladı.

Sunumun ardından gerçekleştirilen soru cevap bölümüne Almatı Başkonsolosu Sayın Ali Rıza Akıncı ile Prof. Dr. Bülent Bayram soru ve yorumlarıyla katılım sağladılar.

Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Bayram, Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cengiz Tomar’a teşekkür belgesini çevrim içi olarak takdim ederek önümüzdeki akademik yılda düzenlenmesi planlanan video konferans etkinliklerinin ilki için Rektör Vekili Cengiz Tomar’dan söz alıp “Ulu Türkistan’ın tam merkezinden herkese selamlarını ileterek programı sonlandırdı.