Küreselleşen Türk Dünyası ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi
Küreselleşen Türk Dünyası ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Editör:
Prof. Dr. Fırat Purtaş


© Ekim 2025
Yayın Tarihi: 2025
©
Ahmet Yesevi Üniversitesi
Mütevelli Heyet Başkanlığı
Aşağı Öveçler Mahallesi, 1314. Cadde, No: 19 Çankaya/ANKARA

Tel: 0312 216 06 00 • Faks: 0312 223 34 29
www.ayu.edu.tr
yayinlar@yesevi.edu.tr
Küreselleşen Türk Dünyası ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Türk dünyası bir ailedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ise bu ailenin asli üyelerinden biridir. KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı üyeliği Kıbrıs Türk toplumunun refahı, huzuru, güvenliği ve kalkınması için yeni bir dönem başlatmıştır. Bu üyelik, Türk dünyasının yalnızca Asya ile Avrupa arasındaki Doğu–Batı hattında değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz üzerinden Kuzey– Güney hattında da stratejik bir aktöre dönüşmesini sağlayacak; doğrudan yatırımlar, ticaret ve kalkınma için fırsatları artıracaktır. Bu düşünceden hareketle Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı tarafından Küreselleşen Türk Dünyası ve KKTC temalı Lefkoşa Bağlantısallık ve Kalkınma Forumu düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.

Bağlantısallık; malların, hizmetlerin, fikirlerin ve insanların dolaşımını kolaylaştıran fiziki ve fiziki olmayan alt yapı olarak tanımlanabilir. Ülkeleri ve toplumları birbirine yaklaştıran fiziki ve fiziki olmayan tüm ulaştırma altyapısı ve iletişim araçlarını bağlantısallık olarak değerlendirmek mümkündür. Kara, deniz, hava ulaşımına ilişkin fiziki alt yapılar sert bağlantısallık; eğitim hareketliliği ve kültürel değişim programları ile yürütülen insandan insana temaslar ise yumuşak bağlantısallık olarak tasnif edilmektedir. Piyasa ilkelerine uygun, karşılıklı çıkar ve eşit erişim gibi rasyonel bir şekilde yürütülen bağlantısallık, pragmatik bağlantısallık olarak tanımlamaktadır. Küresel güç mücadelesinin sıfır toplamlı oyunu niteliğinde kutuplaştırıcı bağlantısallık kavramı da üzerinde düşünülmesi gereken bir kavramdır. Yeni sömürgecilik devrinde küresel güçler altyapı projelerini desteklemeye yönelik kalkınma yardımlarını nüfuz alanları kurmak için kullanmakta ve bu olgu koridor savaşları olarak nitelendirilmektedir.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ilan edilen 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH); tüm dünyada açlığın sona erdirilmesi, nitelikli eğitime erişim ve ekonomik büyüme gibi temel hedeflere ulaşmayı amaçlamaktadır. Bu küresel hedeflere ulaşmak, sadece yerel çabalarla mümkün olmamakta, aynı zamanda uluslararası işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Küresel işbirliği ve karşılıklı bağımlılığın vazgeçilmez olduğu çağımızda, KKTC gibi uluslararası izolasyona maruz kalan bir devlet için sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak ciddi engellerle doludur. KKTC’nin maruz kaldığı haksız tecrit, Kıbrıs Türk toplumunun refahını ve kalkınmasını doğrudan olumsuz etkilemektedir.

Uluslararası izolasyonun KKTC’de yarattığı engeller çok boyutludur. Ekonomik açıdan, doğrudan uluslararası uçuşların ve deniz trafiğinin olmaması, yabancı yatırımların sınırlı kalmasına ve ticaretin zorlaşmasına yol açmaktadır. Bu durum, BM Sürdürülebilirlik hedeflerinden “İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme”nin gerçekleştirilmesini ciddi bir şekilde engellemektedir. İzolasyonlar nedeniyle KKTC üniversiteleri sınırlı düzeyde uluslararası işbirlikleri kurmaktadır. Bu da nitelikli eğitim ve diğer beşeri kalkınma hedeflerini olumsuz etkilemektedir. Çevresel ve teknolojik alanlarda ise, KKTC’nin yenilenebilir enerji, atık yönetimi ve su kaynakları gibi projeler için uluslararası fonlara ve teknolojiye erişimde yaşadığı zorluklar, adanın “Temiz Su ve Erişilebilir ve Temiz Enerji” gibi kalkınma hedeflerine ulaşmasını güçleştirmektedir.

Bu zorlu koşullar altında, Türk Devletleri Teşkilatı üyeliği KKTC için bir çıkış noktası sunmaktadır. Teşkilatın gümrük süreçlerini kolaylaştıran ve ortak yatırım fonları oluşturan mekanizmaları, KKTC ekonomisi için yeni kapılar açmaktadır. TDT’nin en önemli önceliği olan Orta Koridor (Trans-Hazar Uluslararası Ulaştırma Koridoru), Asya’dan Avrupa’ya çok boyutlu bağlantısallığı güçlendirmeye ve çeşitlendirmeye matuf uzun vadeli bir girişimdir. KKTC, Akdeniz’in kalbindeki stratejik konumuyla bu koridorun tüm dünyaya açılan deniz kapısı rolündedir. Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşan “Kalkınma Yolu” projesi de KKTC’nin lojistik potansiyelini artırarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında somut katkılar sağlayacaktır.

TDT, “açık bölgeselcilik” modelini benimsemiş, küresel ekonomik sistemle uyumlu bir şekilde ticaretin ve yatırımların önündeki yapısal engelleri kaldırarak üye ülkeler arasındaki ekonomik bağları güçlendirmeyi ve tüm dünya ile bağlantısallığı hedefleyen bir bölgesel işbirliği örgütüdür. 2040 Türk Dünyası Vizyon belgesi incelendiğinde TDT’nin korumacı bir ekonomik yaklaşım benimsemediği, dışa açık ve rekabetçi bir modeli hedeflediği görülür. TDT, üye ülkeler ticareti, yatırımları ve lojistik ağları güçlendirerek bölgesel bir ekonomik alan yaratırken, bunu küresel ekonomik sisteme daha entegre olma hedefiyle uyumlu bir şekilde yapmaktadır. 

TDT ve diğer bağlantısallık girişimleri, KKTC’nin ekonomik kalkınmasına sağladığı faydaların ötesinde, Kıbrıs meselesinin diplomatik çözümüne de katkıda bulunma potansiyeli taşımaktadır. TDT’nin uluslararası platformlardaki artan ağırlığı, Kıbrıs meselesinde sadece Türkiye ve Yunanistan’ın değil, diğer Türk devletlerinin de diplomatik bir rol üstlenmesini sağlayarak, çözüm arayışlarına daha geniş bir uluslararası destek getirebilir.

Lefkoşa Bağlantısallık ve Kalkınma Forumu, KKTC’nin TDT’ne üyeliğinin KKTC’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında karşı karşıya kaldığı engellerin aşılmasında hayati bir rol oynayacağı tezinden hareketle planlanmıştır. Türk dünyası ile bütünleşmesi, KKTC’nin ekonomik potansiyelini harekete geçirerek Kıbrıs Türk toplumunun refah ve kalkınmasında katalizatör rolü oynayacaktır. TDT içerisinde KKTC’nin güçlenen konumu, bölgesel işbirliğinin küresel kalkınma hedefleriyle nasıl uyumlu hâle getirilebileceği ve siyasi sorunların çözümüne nasıl katkı sağlanabileceği hususunda başarılı bir model teşkil edecektir.

Elinizdeki çalışmaya katkı sunan akademisyenlerimizin ortak bakış açısına göre; KKTC’nin Türk dünyası ile bütünleşmesi ve TDT üye ülkelerin küreselleşmesi açısından hayati önem taşıdığı gibi; TDT üyeliği KKTC’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında ciddi fırsatlar sunmaktadır. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan KKTC’nin TDT üyesi devletler ile arasındaki gelişen bağlantısallık, ticaret, enerji, eğitim işbirliği Kıbrıs Türk toplumunun toplumsal kalkınması ve refahı açısından kaldıraç işlevi görecektir. 

Bu vesileyle Lefkoşa Bağlantısallık ve Kalkınma Forumu’na ev sahipliği yapan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, bu fikri ortaya atan ve çalışmamızı himaye eden T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, teşrifleriyle foruma değer katan Türk Dünyası Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a, bu kitapta bildirileri yer alan akademisyenlerimize, foruma destek veren tüm kişi ve kurumlara en içten minnettarlıklarımı sunarım. Her zaman ifade ettiğimiz gibi devlet başkanlarımızın çizdiği vizyon doğrultusunda yürümek, kendimize ödevler çıkarak hedefe doğru ilerlemek değişmeyen düsturumuzdur. Gayretlerimizin faydalı neticeler doğurması temennisiyle iyi okumalar dilerim.

 

Prof. Dr. Muhittin Şimşek

Ahmet Yesevi Üniversitesi

Mütevelli Heyet Başkanı

Dosyalar
Küreselleşen Türk Dünyası ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti